Sinsi Hastalık Glokom Körlüğe Yol Açabiliyor

0.00 avg. rating (0% score) - 0 votes

Sabah belirginleşen baş ağrıları, göz çevresi ağrıları, zaman zaman bulanık görme, geceleri ışıkların etrafında renkli halkalar görme ve televizyon izlerken göz etrafında ağrı… Dünyagöz Etiler’den Prof. Dr. Can Üstündağ, çok ciddiye alınmayan tüm bu şikayetlerin,  görme kaybına neden olan sinsi hastalık glokom’un diğer bir adıyla göz tansiyonunun habercisi olabileceğini ancak çoğunlukla hiçbir belirti vermeyeceğini söylüyor. Üstündağ, herhangi bir belirti olmasa da yılda bir kere göz tansiyonunun ölçülmesi gerektiği konusunda da uyarıyor.

Özellikle son yıllarda sık duyduğumuz göz hastalıklarından biri haline gelen glokom (göz tansiyonu), ağırlıklı olarak 40 yaş üstü kişilerde görülmekle beraber bilinenin aksine yeni doğan bebekler dahil her yaştan insanı tehdit ediyor. Dünyagöz Etiler’den Prof. Dr. Can Üstündağ, glokomun erken tedavi edilmediği takdirde ciddi görme kayıplarına yol açtığını ifade ederek artan göz içi basıncının gözdeki sinir hücrelerine zarar vermesiyle hastalığın oluştuğuna dikkat çekiyor.

Glokomun erken teşhis edilip hiç zaman kaybetmeden tedavisine başlanmasının görme duyumuzun korunabilmesi için önemli olduğunu söyleyen Dünyagöz Etiler’den Prof. Dr. Can Üstündağ, hastalığa ilişkin şu bilgileri veriyor: “Glokom, gözde yavaşca kendini hissettirmeden başlar ve ilerler.  Belirtiler ortaya çıktığında ise hızlı seyrederek görme sinirlerinde onarılması mümkün olmayan tahribata ve sonunda geri dönüşümü olmayan görme kaybına yol açar. Sıklıkla 40 yaş üstünde görülen bir hastalık olmasına rağmen yeni doğan bebekler dahil her yaşta görülebiliyor.”

KİMLER RİSK ALTINDA?

Glokom’un ortaya çıkma nedenleri arasında ilk sırada genetik yatkınlık geliyor. Ailesinde glokom öyküsü olan kişilerde hastalığın görülme riski de artıyor.  Bunun yanı sıra hastalığı tetikleyen pek çok faktör bulunuyor. Prof. Dr. Üstündağ bu faktörleri şöyle özetliyor: “40 yaş üstünde olanlar, şeker ve tansiyon hastaları, yüksek miyop ya da hipermetrop hastalar ve migreni olan kişiler risk grupları arasında yer alıyor. Bunun yanı sıra göz yaralanmaları, uzun süreli kortizon tedavisi de hastalığı tetikleyen unsurlar arasında.”

YILDA BİR KEZ GÖZ TANSİYONU ÖLÇÜLMELİ

Erken ve özel tetkiklerle yapılan doğru teşhisin hastalığın tedavisi için büyük önem taşıdığını belirten Prof. Dr. Üstündağ, bu tedavi yöntemlerini şöyle anlatıyor: “Hastalığın erken teşhisi önemli. Bu nedenle herhangi bir belirti olmasa da yılda bir kere göz tansiyonunun ölçülmesi gerektiği konusunda hastalarımızı uyarıyoruz.  Glokom, üç yolla tedavi edilebilir. Öncelikle hastanın göz tansiyonu gözdeki sıvının üretimi kısılarak ya da çıkışı artırılarak düşürülür. Bu iki yöntem için kullanılan ilaçlar vardır. Bu ilaçlar, her gün belirli aralıklarla alınan ve de hayat boyu kullanılan ilaçlardır. İlaç tedavisine rağmen hastanın, göz tansiyonu düşmüyor ve görme alanı daralıyorsa; uygulanacak tedavi yöntemi ameliyattır. Ameliyat sonrası çoğunlukla glokom hastalığı ortadan kalkar. Göz tansiyonu tedavisinde lazer ışını çeşitli amaçlarla kullanılabilir. Lazerin göz tansiyonu tedavisindeki bir diğer kullanım alanı ise gözün dış kısmındaki, renkli kısmın çevresindeki beyaz bölgeye yapılan lazer uygulamasıdır. Glokom tedavi edilmediği taktirde körlükle sonuçlanabilir.”

Avatar
Kadınlar artık Türkiye'nin en iyi kadın sitesi Pegarose.com'da.Kadınlar için hazırlanan en geniş zayıflama, diyet, göbek eritme , güzellik ve kadın portalı.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.