Panik Atakla Savaşmayın Barışın

Panik Atakla Savaşmayın Barışın
Panik Atakla Savaşmayın Barışın
5.00 avg. rating (96% score) - 1 vote

Kısaca alıştığımız panik atak, atağın hastalık hali ise panik bozukluk günümüzde dilimize bir anda fenomen halini alan sözcükler gibi yakamıza yapışmış durumda. Herkes panikli herkes ataklı kimiyse panik ataklı?

İstatistiklere göre toplumuzda her yüz kişiden 3 kişi bu sorunla karşı karsıya. Onlarca çeşidi var kimisi kalp krizinden endişe duyuyor kimisi çıldırmaktan. Uzmanların 20’den çok çeşidini tanımladıkları bu sorun neden sizi buldu? Ne istedi sizden? Neden, neden, neden…

Başa gelen çekilir mantığının işlemediği bu sorunun nedeninden çok bana ne mesajı var acaba yıllarca biriktirdiklerim saklamaya çalıştıklarım gereksiz evhamlarım ve kaygılarımın bir sonucu mu demenizin vakti geldi. Bu sorun boş vermişlerin değil boş veremeyenlerin,sorgulayan detay ince fikirlerin yarattığı bir sorun.Ben hastayım algınızı bir kenara bırakıp hayatımda neleri değiştirmem gerek diye düşünmelisiniz.Değiştiremiyorum elimde değil diyorsanız  psikologla randevucunuzun zamanı gelmiş demektir.Fiziksel belirti veren bu hastalığın doktoru psikologlardır geçici bir süre rahatlamak adına ilaç bir seçenek olabilmekle birlikte değişmeyen bir düşünce tarzıyla yılarca ilaç kullanarak yenmeyi hayal etmek gerçekçi olmayacaktır.

Panik atak hastalık değildir.

Toplumun birçoğumuzun belli bir zaman ve şartlarda atak geçirme olasılığımız istatistiklere göre oldukça yüksek o halde hastalık değil sorun olarak tanımlamak doğru olmayacaktır. Hastalık durumuna getiren kişiler ve yanlış düşünme kalıplarıdır. Şöyle ki: atak geçiren her insan aynı tepkiyi vermemektedir kimimiz kahvenin uykusuzluğun etkisi olduğunu düşünüp hastalığı haline dönüştürmeden kolayca atlatabilirken kimimiz sonun başlangıcı olduğunu düşünürüz zaten kırılma noktası burada başlamaktadır.

Atak esnasında yapılacak tek şey aslında hiçbir şey yapmamak olmalıdır gücünüzü toplayıp beklemek savaşmak yerine barışmak en doğru seçenektir. Saatinize bakabilir ne kadar süre sonra biteceğini bekleyebilirseniz göreceksiniz ki saatler gibi gelen süre dakikalarla sınırlıdır. Hiç bitmeyecekmiş gibi hissetseniz de etkisi yavaş yavaş kaybolacaktır.

Tamamen algı sorunu olan panik atak bunu kavramaya başladığınızda önce gücünüzü sınayacak azıcık can sıkacak umursanmadığını anlayınca yavaş yavaş kaybolacak arada belki kendini hatırlatacak ama hiçbir zaman gündeminizi şuan ki gibi meşgul etmeyecek.

Kesin tedavisi var mıdır?

Kesin bir tedavisi maalesef yoktur. Yanlış okumadınız panik atağın kesin bir tedavisi yoktur çünkü böyle bir hastalık yoktur. Algı hatası vardır, yanlış düşünce kalıpları vardır. Yılda yüzde 15 insanın yaşadığı şey yalnızca yüzde 3 ünü rahatsız etmektedir. Diğer bir değişle yüzde 12’lik kısımdaki kişiler için bu sorun haline gelmeden atlatılabilmektedir. Şunu unutmayın ki bu soruna kadar birçok kişiden daha güçlüydünüz ve şuan bunu kolayca geride bırakacak güce de sahipsiniz.

Yardımcı Yöntemler;

-Hastayım algısını hayatınızdan çıkarın.

-Panik atak gelince hoş geldin diyebilin dehşete kapılmayın.

-Yıkıcı düşüncelerden atak esnasında uzak durun. Eğer bu düşünceler durdurulamayacak şekilde şiddetle geliyorsa kafanızdan toplama çıkarma işlemi yapın.

-İmajizasyon yeteneğinizi kullanın; kendinize güvende ve huzurlu bir an yaratın. Unutmayın sizlerin bu yeteneği oldukça güçlü.

-Kısa ve sık nefesler yerine derin ve ağır nefesler almaya çalışın siz farkında olmadan hızlanan nefes oksijen karbondioksit dengesini bozar ve belirtileriniz şiddetlenir.

-Hastalığın aktif olmadığı dönemlerde sürekli bir anksiyete halinde düşünmemeye çalışmayın düşünün ancak zaman dilimleri belirleyin o süre içinde düşünün yavaş yavaş bu zamanı kısaltın. Unutmayın düşünülmemeye çalışılan her düşünce en çok akılda kalıcı düşünce olacaktır.

-Atak esnasında panikle acillere koşmayın siz acile gidene kadar en kötü kısmını atlatmış olacaksınız.

-Bağımlı davranışlardan kaçının zorlanıyorsanız kademe kademe ilerleyin. Örneğin evde yalnız kalamıyorsanız bir anda yalnız kalmaya çalışmayın zaten isteseniz de başaramayacaksınız ve kendinize olan güveniniz de azalacaktır. İlk gün farklı odalarda vakit geçirin ikinci gün yanınızdakileri komşuya gönderin size yakın ama göremeyeceğiniz mesafede.3. Gün yalnız kalmaya çalışın.

-Güvenlik nesnelerinden uzak durun ilaç ve ya su taşıma acile hızla ulaşmak için taksi telefonlarını yanından ayıramama gibi. İlk zamanlarda sizin için zor olsa da yavaş yavaş bu davranışlardan uzaklaşın.

-Son olarak Agorofobik ölçüde sıkıntıdaysanız şiddetli ataklarınız var ve mücadele edemeyecek kadar kötüyseniz Psikiyatri doktoruna giderek yardım almaktan çekinmeyin. Akut dönemde yapılabilecek en doğru adım psikiyatri servisine başvurmak olmalıdır. Akut dönem atlatılınca ise muhakkak uzman psikolog eşliğinde bilişsel davranışçı terapi görmek gereklidir. Yinelemelerin önüne geçmek için düşünce kalıplarıyla çalışılması kalıcı bir iyiliği sağlar. Unutulmamalıdır ki Kalıcı iyilik atağın hiç gelmemesi değil aylar yıllar sonra kapınızı tekrardan çalarsa o kapıyı baştan açmamaktır.

Kadınlar artık Türkiye'nin en iyi kadın sitesi Pegarose.com'da.Kadınlar için hazırlanan en geniş zayıflama, diyet, göbek eritme , güzellik ve kadın portalı.

1 YORUM

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here