Obezite Ameliyatları, Şeker Hastalığının Yeni Kabusu

0.00 avg. rating (0% score) - 0 votes
Hastalık derecesindeki obezite vücut kütle endeksinin 40 olduğu noktadan itibaren başlar ve obezite ameliyatları sayesinde hem hasta kilo verir hem de Tip 2 Diyabet Tedavi edilebilir….

Yapılan tıbbi çalışma ve araştırmalar; obezite ameliyatlarının şeker hastalığında uzun dönemde faydaları olduğunu göstermektedir.

Şişmanlık tedavisi ameliyatlarının obezite ile mücadele eden kişilerde kilo kaybını hızlandırdığı bilinmektedir. Ancak yeni araştırmalar, bu yöntemin şeker hastalığını kontrol altına almaya çalışan kişilerde de oldukça etkili olabildiğini göstermektedir.

Şişmanlık Tedavisi Ameliyatlarına karşı Tıbbi Terapi

Cleveland Kliniği’nden Tıp Doktoru Philip Schauer tarafından liderlik edilen çalışmada şeker hastalığı tedavisinde geleneksek tıbbi tedaviler ile şişmanlık tedavisi ameliyatlarının karşılaştırması yapılmıştır. Kamu oyuna açıklanan çalışmanın son fazına ait sonuçlar, şeker hastalığı tedavisinde cerrahi yöntemlerin uzun vadede sürdürülebilirliği konusunda değinmektedir.

Doktor Schauer’in söylediğine göre “Ameliyat olanlarda, tıbbi tedavi gören gruptakilere kıyasla ciddi düzeyde, sürekli ve dengeli kanda glikoz kontrolü sağlanmıştır. Diğer yandan uzun dönem ilaç kullanımından dolayı tıbbi tedaviye devam eden grubun bazı zorluklarla karşılaştığı da görülmüştür.”

Çalışma, üç kategoriye ayrılan 150 hasta üzerinde yapılmıştır:

  • Geleneksel tıbbi tedavi gören bir grup hasta
  • Mideyle ilgili baypas ameliyatı olan bir grup hasta
  • Tüp mide ameliyatı olan bir grup hasta

Çalışmada yer alan hastaların ileri diyabet sorunu bulunmaktadır. Halihazırda çok sayıda ilaç kullanmaktadırlar. Ancak, Obezite seviyeleri farklı düzeylerdedir. Doktor Schauer’e göre, mide ile ilgili baypas veya tüp mide ameliyatı olan hastaların dörtte birinden fazlası hedefledikleri amaç olan kandaki hemoglobin A1C oranının 6% ve aşağısına çekmeyi başarmışlardır. Bununla birlikte, ameliyat olmayanlarda bu oran sadece 5% olarak gerçekleşmiştir.

Uzun dönem faydaları ise; Ameliyat olanlar, yalnızca daha iyi bir kandaki glikoz kontrolünü kazanmamış aynı zamanda mükemmel kile kaybetmiş, daha az ilaca ihtiyaç duymuş ve hayat kalitelerinde iyileşme bildirmişlerdir.

“Ortalama olarak vücut ağırlıklarının yaklaşık 25%’ini kaybetmişlerdir. Bu hastaların bir çoğunda vücut kütle endeksi 36’dan yaklaşık 26’ya düşmüştür. Diğer yandan, tıbbi tedaviye devam eden gruptaki kilo kaybı ise oldukça mütevazı düzeydedir.”

Doktor Schauer kronik diyabetleri yönetmenin oldukça zorlayıcı olduğunu ve bu çalışmanın sonuçlarının doktorlara hastalarının sağlığını etkili şekilde yönetmede yeni bir güvenli araç sağlamasını umduğunu belirtmektedir.

Kilo almak ve obez birisi haline gelmek veya hastalıklı bir şekilde obez olmak sadece Birleşik Devletleri’nde değil aynı zamanda uluslararası çapta da bir salgın yaratmıştır. Hastalık Kontrol Merkezi’ne göre Birleşik Devletler nüfusunun 2/3’ünden fazlası fazla kiloludur ve neredeyse 1/3’ü obez veya hastalık derecesinde obezdir.

Obezite vücut kütle endeksinin 30 ile 39 arasında olması ile tanımlanır.

Hastalık derecesindeki obezite vücut kütle endeksinin 40 olduğu noktadan itibaren başlar. Vücut kütle endeksi (VKE) yükseldikçe ilgili hastalıkların riskinin de arttığı gösterilmiştir. Bu hastalıklar, diyabet , hipertansiyon, uyku aknesi, yüksek kolesterol, koroner arter hastalığı ve diğerleridir. Hastalık derecesinde obez olan kişilerde yukarıda belirtilen hastalıklardan bir veya daha fazlası mevcut olduğunda, ölüm riskleri artmaktadır ve hayat kaliteleri ciddi düzeyde düşmektedir.

Obezite Tedavisi ve Metabolizma Enstitüsü’nde, dünya-klasmanındaki Cleveland Kliniği doktorları hastaları kapsamlı fiziksel inceleme ile değerlendirmektedir. Bu inceleme, kanla ilgili çalışmaları ve diğer teşhis ile ilgili araçların kullanımını gerektirebilmektedir. Obezite Tedavisi ve Metabolizma Enstitüsü’nün öncü cerrahları, tüm prosedürlerin 95%’inden fazlasını en az cerrahi müdahale (laparoskopik) teknikleri ile gerçekleştirirler. Bu, hastalarımızın iyileşme ve taburcu olma sürelerini kısaltır. Obezite tedavisinin cerrahi alternatifleri Roux’un y Gastrit Baypası, kelepçe gastrektomisi, gastrit bantlama ve gastrit katlamayı içerir.

Cerrahi müdahaleyi tercih etmeyen veya bunun için uygun olmayan hastalar için, Cleveland Kliniği kilo kaybı için tıbbi yönetim sunmaktadır. Bu süreçte, hastanın diyetisyenlere, fizyolojistlere ve egzersiz fizyolojistlerine erişimi sağlanır. Hastalar ayrıca, devam eden destek grupları ve hastalara en iyi sonucu almada yardımcı olmak amacıyla tasarlanmış sınıflar aracılığı ile Cleveland Kliniği’nin uzmanlarından ve  diğer hastalardan da destek alabilirler.

Dr. Philip Schauer kimdir?

Dr. Philip Schauer ağır obezite cerrahisi, minimal invaziv cerrahi (laparoskopik) ve gastrointestinal cerrahi konusunda Cleveland Clinic’in önde gelen doktorlarındandır. Dr. Schauer; şiddetli obezite ve diyabet için 7000’den fazla operasyon yapmıştır. Araştırma alanları obezite ve tip 2 diyabet patofizyolojisi, obezite ve mide-bağırsak hastalıkları laparoskopik yönetiminin sonuçlarını içermektedir. Endoskopik ve laparoskopik operasyonların gelişimine katkı sağlamak için cerrahi yeni gelişmeler üzerinde çalışmaktadır.

Obezite cerrahisi ve gastrointestinal cerrahi hakkında 300’den fazla bilimsel makale, başyazı, kitap bölümü yazmış, ve video prodüksiyonunda yer almıştır. Minimally Invasive Bariatric Surgery (Minimal İnvaziv Obezite Cerrahisi) ders kitabının editörlerinden biridir (İkinci Baskı). Metabolik cerrahi hakkında 200’den fazla ulusal ve uluslararası konferansta davetli konuşmalı olarak yer almıştır. Diyabetin tıbbi ve cerrahi tedavisini mukayese eden ve New England Tıp Bülteninden (2012 ve 2014 yılları) yayınlanan STAMPEDE denemesinin baş araştırmacısıdır. Bu çalışma, Wall Street Journal tarafından, “2013 Yılının En Önemli Beş Tıbbi Teknoloji Atılımından” biri olarak değerlendirilmiş; Amerikan Kalp Birliğiyse, bu çalışmayı “2014 yılındaki En Önemli On Kardiyovasküler Atılımdan” biri olarak kabul etmiştir. NIH tarafından finanse edilen ve diyabet ve obezitenin cerrahi tedavisini değerlendiren 2 çalışmanın baş araştırmacısı olarak görev yapmıştır. Aynı zamanda Obezite Topluluğu bünyesindeki Obezite Cerrahisi Bölümünün eski başkanıdır. 2011 yılında, ASMBS tarafından “Yaşam Boyu Başarı Ödülüne” layık görülmüştür. Amerikan Gastrointestinal ve Endoskopik Cerrahlar Topluluğu yönetim kurulunda yer almıştır. Aynı zamanda Uluslararası Obezite Cerrahisi Federasyonu, Amerikan Cerrahi Birliği, Üniversite Cerrahları Topluluğu, Sindirim Kanalı Cerrahisi Topluluğu, Merkezi Cerrahi Topluluk ve Klinik Cerrahi Topluluğunun bir üyesidir. Aynı zamanda, halen Uluslararası Obezite Bülteninin yardımcı editörlüğü görevini yürütmekte olup, geçmişte Obezite ve İlgili Hastalıklar Cerrahisi ve Obezite Cerrahisi yayın kurulu üyeliği yapmış, aynı zamanda bunun dışında 3 bilimsel bülteninde yayın kurulu üyesi olarak görev yapmıştır. Obezite, metabolik hastalık ve obezite cerrahisi konularında 100’den fazla STE dersinin yöneticiliğini üstlenmiş, ve ileri laparoskopik cerrahi ve obezite cerrahisi alanında 80’den fazla uzman hekim yetiştirmiştir.

Yorumlar

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here