Nafile orucun kanıtı!

0.00 avg. rating (0% score) - 0 votes

Bayraktar Bayraklı Hoca, Ramazan’la ilgili sorularınızı yanıtlıyor. İşte merak edilenler ve cevapları…

Yüce Allah nafile orucun olduğuna Bakara Suresi’nin 184. ayetinde işaret etmektedir. Ayet şöyledir: “Her kim, yapmaya yükümlü olduğundan daha fazla iyilik yaparsa bu, onun için daha hayırlıdır.”

Buradaki “iyilik”le şu hususlardan biri kastedilmiş olabilir:

a) Çeşitli nedenlerden ötürü oruç tutamayan bir Müslüman’ın, vermesi gerekenden fazla fidye vermesi. Yüce Allah, bu konuda yapılan fazladan iyiliğin yararının insanın kendisine olduğunu vurgulamaktadır.

b) Buradaki fazladan iyilik kavramının kapsamına, fazladan/nafile oruç tutmak da girebilir. Nafile oruçtutan kişi, kendisine iyilik yapmış olur.

c) Müzmin bir hastalığa yakalanmış olan kişinin, oruç tutmayıp fidye vermesi.

Fakat tedavi sonucu iyileştiğinde, karşılığında fidye verdiği oruçları tutması ilave bir iyilik olacağından, kendine iyilik yapmış olur. Ayetin devamı da bu manayı teyit etmektedir: “Eğer bilirseniz, oruç tutmak, sizin için daha hayırlıdır.”

Yani, fidye verdiğiniz halde, oruç tutma gücüne sahip olduğunuzda oruçlarınızı kaza etmeniz sizin için daha hayırlıdır.

Bu konuda şu görüşü beyan edenler de vardır: Ramazanda hasta veya seferde olup da oruçtutamayanlarınız, iyileştikten veya seferden döndükten sonra, tutamadıkları günlerin sayısınca diğer zamanlarda oruç tutsunlar.

Hasta veya seferde olmakla birlikte oruca -zorlukla da olsagücü yettiği halde oruç tutmayanlar iseoruçlarını kaza etmelerinin yanı sıra fidye de vermekle yükümlüdürler. Kim fidyeyi artırırsa, hakkında hayırlı olur. Bununla birlikte, vaktinde oruç tutmanız, fidye verip orucu kaza etmenizden daha hayırlıdır; eğer bilirseniz.

Yüce Allah, orucun insana sağladığı faydanın bilinmesini istediği için, “Keşke bilseydiniz” buyurmakta; orucun faydasını öğrenmek için araştırma yapılmasının önemini vurgulamakta; ibadetin faydasını bilgi alanına sokmaktadır. Faydasını bilen kimse oruç ibadetini eda eder.

Yüce Allah, faydasını bilerek oruç tutulmasını istemektedir ki bu, beynin, gönül ve nefsin beraberce görev almaları anlamına gelir. İbadet bir iman işi olması sebebiyle kalple; faydasının bilinmesi sebebiyle beyinle; nefsi disipline etmesi sebebiyle de nefisle alakalıdır. Bu üç manevi merkezi ilgilendirmesi sebebiyle oruç, insana faydaların en büyüğünü temin etmektedir.

Nafile oruç tutacağım diye sene boyu oruç tutmak doğru değildir. Böyle davrananlara Hz. Peygamber, “Beni görmüyor musunuz. Ben bazen oruç tutuyorum bazen de tutmuyorum” demiştir. Hele nafile oruç insanın işini, görevini aksatıyorsa, çalışmasını engelliyorsa onu tutmak doğru değildir. Çünkü çalışmak, işini mükemmel yapmak farzdır, nafile oruçtan üstündür.

BAYRAKTAR HOCA CEVAPLIYOR
-Oruca başladıktan sonra sabahleyin diş fırçalamanın bir zararı var mı? D.S. 
Dişini sabah kalkınca fırçalayabilirsin, herhangi bir sakıncası yok.

-Orucumuzu açmak için ezanın bitmesini beklemek gerekir mi? M.C.
Ezan okunmaya başladığı an orucunu açabilirsin. Ancak dua ettikten sonra iftar etmekte yarar var.

-Yer darlığından dolayı tuvalette abdest alıyoruz. Sakıncası var mı? K.K. 
Herhangi bir sakıncası yoktur.

 

Kaynak:habertürk.com

Kadınlar artık Türkiye'nin en iyi kadın sitesi Pegarose.com'da.Kadınlar için hazırlanan en geniş zayıflama, diyet, göbek eritme , güzellik ve kadın portalı.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.