Doğum Sonrası Kadın Psikolojisi

Doğum Sonrası Kadın Psikolojisi
Doğum Sonrası Kadın Psikolojisi
5.00 avg. rating (96% score) - 1 vote

Aileye yeni katılan bir birey, aileyi, en çok da anneyi sevince boğsa da kadın, hem bu büyük değişikliğe psikolojik olarak adapte olmak, hem de vücudunda hızla azalan ve artan hormonlarla savaşmak zorunda kalmaktadır. Görüldüğü gibi psikolojik ve biyolojik etkenler doğum sonrası anne için çok büyük önem ihtiva etmektedir.

Hamileliğin ilk gününden itibaren hızla artan gebelik hormonu etkisiyle anne adayı oldukça hassas değişken ve alıngan hale gelebilir. 9 aylık dönem içinde ay ay psikolojik ve biyolojik değişiklikler gözlenir. İlk üç ay gebeliğin alışma evresidir. Çoğunlukla mide bulantıları, sık idrara çıkmalar ve psikolojik olarak anne olduğu bilincinin başladığı haftalardır. Bu dönem anne bebeğinin hareketlerini hissetmediğinden daha çok bedensel değişiklikleriyle meşgul olmaktadır. İkinci üç ay gebeliğin balayı dönemidir. Belirtiler hafiflemiş ilk bebek hareketleri başlamıştır. Annenin kendisini en iyi hissettiği bir üç aydır. Bu üç ay anne artık bebeğinin cinsiyetini bilmekte ve asıl doğum sonrası psikolojisinin temelini bu aylarda atmaktadır.

Bu yazımızı da inceleyebilirsiniz: Tükenmişlik Sendromu yaşamamak için…

Eş ve aile desteği bu dönemde artması gerekmektedir. Özellikle eşlerin anneye hamile olduğunu hissettirmesi müşterek ilişkilerinde daha duyarlı olmalıdır. Çünkü bu dönem maddi ve manevi anlamda gelecek planların sorgulandığı aylardır. Son aylık dilimde ise anne adayı iyice ağırlaşmakta, günlük gereksinimlerini karşılayabilmekte zorluk çekmekte yanı sıra doğumun nasıl olacağıyla ilgili endişeleri artmaktadır.

Doğum Sonrası Kadın Psikolojisi
Doğum Sonrası Kadın Psikolojisi

Özellikle ilk gebeliklerde psikolojik sorunlar daha sık gözlenmektedir postpartum  depresyonu, lohusalık sendromu, panik atak, OKB ve atipik piskoz… Kadınların yaklaşık yüzde 75’e yakını lohusalık sendromunu yaşamaktadır. Burada dikkat edilmesi gereken rahatsızlığın şiddeti ve süresidir. Doğum sonrası ilk 15 gün içerisinde başlayan ve en geç 1 ay içerisinde gerileyerek yok olan lohusalık sendromu ailenin desteği ve ilgisiyle kısa zamanda atlatılabilecek bir sorunken maalesef ki diğer psikolojik sorunlarda yalnız aile desteği yeterli olmamaktadır. Annedeki değişiklikler dikkatle gözlenmeli 1 ay geçmesine rağmen uykusuzluk, bebeğime zarar verimiyim endişeleri, kendine zarar verme düşüncesi, halüsinasyonlar, şiddetle bebeği reddetme davranışları, temizlik takıntısı, nedensiz panik ataklar şiddetli psikolojik rahatsızlıkların ilk belirtilerinden olabilmektedir. Bu tür durumlarda vakit kaybetmeden psikiyatri doktorundan yardım alınması doğru olacaktır. Böylece kar zarar dengesi gözetilerek ilaç başlanması daha hafif durumlarda ise terapi desteğiyle bu sorunların ilerlemeden önüne geçilebilecektir.

Bu yazımızı da inceleyebilirsiniz: Depresyon ve Kadınlar

Her ne kadar biyolojik faktörlerin etkisi vurgulansa da doğum sonrası depresyonu ve çeşitli anksiyete kaynaklı hastalıklar psikososyal faktörlerin etkisiyle ortaya çıkmaktadır. Nitekim bu biyolojik faktörlerden tüm kadınlar geçse de yalnızca yüzde 15’lik kısmı bu süreçlerden etkilenmektedir. Bu sebeple uzmanlar, anneye ilk 40 günlük süreçte bol bol dinlenme, doğum öncesi süreçte doğumla ilgili kurslara seminerlere katılma, doğum üzerine dokümanlar okumanızı öneriyorlar. Unutmayın ki anneliğin ilk adımızı attınız ve bebekle ilgili sorumluluklarınızın yanında; sizin ona alışma süreciniz olduğu gibi bebeğinizin de sizi tanımaya, size bağlanmaya ve alışmaya ihtiyacı var.

Baş edemediğiniz düşünceler ve sıkıntılarınızda çekinmeden bir doktordan yardım almayı ihmal etmeyin.

 

Kadınlar artık Türkiye'nin en iyi kadın sitesi Pegarose.com'da.Kadınlar için hazırlanan en geniş zayıflama, diyet, göbek eritme , güzellik ve kadın portalı.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here