Çocuklarda Kan Sayımı Nasıl Olur?

0.00 avg. rating (0% score) - 0 votes

Kan sayımları (hemogram) bugün her hastanede ve her laboratuarda yapılabilen incelemelerdir. Genelde ateşli enfeksiyonlar sırasında hekimler tarafından istenir. Çocuğun geçirmekte olduğu enfeksiyonun viral mi, bakteriyel mi olduğunun anlaşılmasında ve antibiyotik kullanıp kullanmama konusunda da yol göstericidir. Bunun dışında çocukta kansızlık varsa, burun kanamaları ve deride kanamalar varsa istenirler. Sağlıklı bir çocuğun beslenmesi hakkında da kabaca fikir verir (Ör; hemoglobin düzeyi).

Kan sayımı, bize doğrudan kemik iliğinin ürettiği hücreler hakkında fikir verir. Bu hücreler alyuvarlar (eritrosit, kırmızı hücreler), akyuvarlar (lökosit, beyaz hücreler) ve kan pulcuklarıdır (trombosit). Akyuvarlar da kendi içinde değişik hücrelerden oluşur (nötrofil, eozinofil, bazofil, lenfosit, monosit vd).  Bunun dışında alyuvarların içindeki hemoglobin düzeyi, alyuvarların çapı ve diğer parametreler hakkında da bilgi verir.

Kan sayımını yorumlarken dikkat edilmesi gereken en önemli noktalar aşağıda verilmiştir. Bu değerlendirmelerden önce çocuğun kan yaymasının da mikroskopta doktor tarafından incelenmesi önerilir:

1- Sonuçlar çocuğun yaşına göre yorumlanmalıdır. Çünkü yaşa göre değerler değişmektedir. Örneğin; 2 yaşında bir çocuk için hemoglobinin 12 gr/dl olması normalken, bir ergen için anormaldir.

2- Ne bulmayı bekliyoruz? Klinik bulgular ile kan sayımı bulguları birbirini destekliyor mu? Çünkü, laboratuarlardan kaynaklanan hatalar da pratikte sık yaşanmaktadır. Klinik bulgusu olmayan bir çocukta, sadece kan sayımına bakarak tanı konulmamalıdır.

3- Enfeksiyonu olan çocukta 6 hafta süreyle alyuvar sayısı ve hemoglobin düzeylerinde düşmeler olur. Buna enfeksiyon anemisi (kansızlığı) denir. O nedenle demir eksikliği anemisi tanısı konmamalıdır. Demir eksikliği anemisinde alyuvar sayısı, hemoglobin, hematokrit ve MCV (alyuvar çapı) düşer. Kesin tanı için başka testlere (serum demir düzeyi, total demir Bağlama kapasitesi, ferritin) gereksinim vardır.

4- Akyuvar sayısında artışlar (>9.000-10.000/mm3), genelde enfeksiyon hastalıklarında olur. Artan hücreler genelde nötrofiller olup bakteriyel enfeksiyonu destekler. Bu çocukların genelde ateşi de vardır. Antibiyotik tedavisi almadan kolay kolay ateşleri düşmez. Artan hücreler lenfosit ve monositler ise bu bulgular viral enfeksiyonu destekler (Ör; EBV enfeksiyonu).

5- Akyuvar sayısında azalmalar (<4.000/mm3), genelde viral enfeksiyonlarda olur ve antibiyotik tedavisi gerektirmezler. Ör; grip, soğuk algınlığı gibi. Azalan hücreler nötrofillerdir. Bazen çocuğun kullandığı ilaçlar (Ör; antibiyotikler) da hücreleri düşürebilir.

6- Eozinofil ve bazofil denen hücreler de artış varsa, allerjik hastalıklar (astım, ürtiker, besin allerjileri veya paraziter hastalıklar düşünülür.

7- Kan pulcuklarında (trombosit) azalmalar (100.000-150.000 mm3) genelde viral enfeksiyon hastalıklarında gözlenir. Bu sayının 100.000/mm3 altında olması durumunda İTP (immün trombosit trombositopeni) düşünülür.

8- Lösemi ve diğer hastalıklarda da kan sayımı sonuçları anormal çıkabilir. Klinik bulgular (düşmeyen ateş, halsizlik, solukluk, çabuk yorulma, deride kanamalar, kemik ağrıları, lenf bezlerinde büyümeler, karaciğer-dalak büyümeleri) eşliğinde değerlendirilmellidir. Örneğin: Akyuvarların çok yüksek olması, aynı zamanda kansızlık ve trombosit sayısında düşüklük olması)

9- Beta-talasemi (Akdeniz anemisi) taşıyıcılığında da kan sayımında hemoglobin, hematokrit ve MCV’nin düştüğü görülür. Alyuvar sayısı artar. Kesin tanı için başka testler (hemoglobin elektroforezi, HbA2) gereklidir.

Kadınlar artık Türkiye'nin en iyi kadın sitesi Pegarose.com'da.Kadınlar için hazırlanan en geniş zayıflama, diyet, göbek eritme , güzellik ve kadın portalı.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.