AIDS’ten korunma yolları nelerdir?

0.00 avg. rating (0% score) - 0 votes

AIDS Bağışıklık Sistemi Yetmezliği Sendromu olup, virüs yoluyla bulaşan bir hastalıklar bütünüdür ve bağışıklık sistemini çökertir.

– İlk defa 1959 yılında Kongo’da yaşamış bir kişide tespit edilmiştir.

– 1982’de hastalığa AIDS ismi verildi.

– 1983’de HIV’den kaynaklandığı bulundu.

– 1984 yılında HIV testi ile hastalık onaylanmış ve tarif edilmiştir.

– 1986’dan sonrada tedavi edici ilaçlar üzerinde çalışılmaya başlanmıştır.

– 2010’lu yıllarda dünyada her gün 11.000 kişiye HIV bulaştığı hesaplanıyordu. Yine o yıllarda 4.3 milyon civarında kişinin AIDS’e yakalandığı yazılıyordu. Günümüzde insanların bilinçlenmesi, korunma yollarını öğrenmesi, tedavinin iyileşmesi ile bu rakamların düştüğü belirtilmektedir. Günümüzde 70 ile 100 milyon insanın HIV taşıcısı olduğu tahmin edilmektedir. HIV taşıyıcılarının ve AIDS vakalarının üçte ikisinin Afrika’da olduğu bilinmektedir.

– Birleşmiş Milletlerinin tespitlerine göre 2011’de dünyada 34 milyon AIDS hastası vardır. Sadece Afrikada 6.2 milyon kişi tedavi altındadır. Güney Afrika ülkelerinde insanların %68’ı HIV’le yaşamaktadır.

HIV virüsü nasıl bulaşır?

En çok cinsel temas ve kan yoluyla bulaşır. HIV virüsü taşıyan birinin kanı, spermi veya vaginal akıntısı ile diğer kişinin vücut sıvılarının teması ile bulaşmaktadır. Bu durum vaginal, anal veya oral seks sırasında geçebileceği gibi, öpüşme sırasında tükürüklerin karışması ile de bulaşabilir.

HIV virüsünde Lateksten yapılmış prezervatiflerle korunulabilir. Diğer maddelerden yapılan prezervatifler yeterli korunmayı sağlamaz. HIV virüsünün iki tipi vardır. Tip I’ de erkekten kadına, Tip II’ de de kadından erkeğe bulaşma ihtimali daha yüksektir. Tip I Avrupa ve Amerika’da daha sık, Tip II ise Afrika’da daha yaygındır.

Bir diğer bulaşma yolu da damar içi uyuşturucu madde kullanımı, kan ve kan ürünlerinin nakli ile olur. Ayrıca vücuda yapılan dövme ve Piercing işlemlerinde iğnelerin kontamine olmasından da kaynaklanmaktadır.

HIV tespiti nasıl yapılır?

HIV vücuda girdikten itibaren vücutta bununla savaşmak için özel Antikorlar oluşur. Kandaki bu Antikorlar ELİSA ve PCR testleri gibi tarama yöntemleriyle saptanabilmektedir. Anti-HIV Antikorlarının ELİSA yöntemiyle ölçülebilecek düzeye gelmesi için ortalama 3 aylık bir süreye ihtiyaç vardır. Bu nedenle test şüphe edilen tarihten 3 ay sonra yapılmalıdır. PCR yöntemi bu süreyi daha da kısaltmıştır.

Anti-HIV testinin pozitif olması kanda HIV virüsüne karşı antikorlarının olduğunu ve o kişiye HIV’in bulaştığını gösterir. Tabii ki HIV testinin yalancı pozitif çıkma ihtimali de vardır. Testin doğrulanmasını yapmak gerekir. Bu testlerin tümü ülkemiz hastanelerinde yapılabilmektedir.

HIV’in dezenfeksiyonu yapılabilir mi? Tedavisi var mıdır?

HIV hava ile temasa geldiğinde canlılığını kaybeder. 56 °C’ nin üzerinde hemen ölür. Klor ve alkol içeren bütün dezenfeksiyonlar HIV’e karşı etkilidirler. Örneğin; Çamaşır suları, Klor içeren temizlik maddeleri. Bunlar düşük dozlarda bile etkilidirler. Deri su ve sabunla iyice yıkanmalıdır. Yıkandıktan sonra deriyi alkol ile temizlemek daha da uygun olur. Yaralanmalarda yıkanmanın ardından tentürdiyot veya betadin gibi bir antiseptik kullanılmalıdır.

AIDS’in tedavisinde olumlu ve önemli gelişmeler vardır. Düzenli ve devamlı ilaç tedavisi ile kaliteli ve uzun bir yaşam sağlanabilmektedir. Ancak ilaçlar oldukça pahalıdır. İlaç kullanımı ile HIV infeksiyonunun seyri frenlenebilmekte, AIDS’in ilerleyici süreci ötelenebilmektedir. Böylece bu infeksiyonla yaşamak durumunda olanların yaşam kaliteleri iyileştirilebilmekte ve hayatta kalış süreleri uzatılabilmektedir. Bu çabaların ve gelişmelerin sonucu HIV infeksiyonu kronik bir hastalık haline getirilebilmiştir.

AIDS günümüzde daha çok 2. ve 3. Dünya ülkelerinin sorunu durumundadır. Kullanılan ilaçların yan etkilerinin bulunması da önemli bir konudur.

Tüm gelişmelere karşın AIDS’in ölümcül bir hastalık olma özelliğini sürdürdüğü hala tam etkili ilaçları ve aşıları bulunmadığı, bedensel, ruhsal, psikososyal ve ekonomik açıdan kişiye büyük yükler getirdiği bilinmelidir. Dünya Sağlık Örgütü’nün araştırma ve istatistiklerine göre 1995′ den beri uygulanan antiviral tedavi ile 2,5 milyon muhtemel ölümün önüne geçildiği belirtilmektedir.

 

Kaynak:elmaelma.com

Avatar
Kadınlar artık Türkiye'nin en iyi kadın sitesi Pegarose.com'da.Kadınlar için hazırlanan en geniş zayıflama, diyet, göbek eritme , güzellik ve kadın portalı.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.